Son günlerde Suriye’nin kuzeyinde yaşanan gelişmeler, bölgedeki dengeleri bir kez daha altüst ediyor. Suriye ordusu, Deyr Hafir bölgesinde yeni bir askeri operasyon başlatmış durumda. Bu operasyon, özellikle YPG (Yekîneyên Parastina Gel – Halk Koruma Birlikleri) ve SDG (Suriye Demokratik Güçleri) güçlerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesine neden olmasıyla dikkat çekiyor. Peki, bu operasyonun arka planında ne var ve bölgedeki güç dengelerini nasıl etkileyecek? İşte detaylar...
Suriye ordusunun Deyr Hafir’de başlattığı operasyon, uzun zamandır süregelen siyasi ve askeri mücadelenin yeni bir aşaması olarak kabul ediliyor. Bölgedeki çatışmaların tarihine bakıldığında, Deyr Hafir’ın stratejik önemi hemen dikkat çekiyor. Deyr Hafir, özellikle petrol kaynakları açısından son derece zengin olan bir bölge ve bu durum, hem Suriye hükümeti hem de YPG/SDG gibi gruplar için büyük bir rekabet unsuru oluşturuyor.
Suriye ordusunun bu operasyonu, aynı zamanda Rusya ve İran’ın bölgedeki etkisini pekiştirme çabasının bir parçası olarak da değerlendirilebilir. Rusya, Suriye hükümetiyle olan askeri anlaşmalarını güçlendirerek, bölgede daha fazla kontrol sahibi olmayı hedefliyor. Bu bağlamda, Deyr Hafir’deki operasyonun Suriye hükümetinin sahada daha dominant bir rol oynamasına yardımcı olabileceği öngörülüyor. YPG/SDG ise, Suriye hükümeti ile yapılan müzakerelerin bir sonucu olarak bölgeden çekilme kararı aldığını duyurdu.
YPG/SDG’nin Deyr Hafir’den çekilmesi, hem bölgedeki güç dengelerini hem de uluslararası ilişkileri önemli ölçüde etkileyebilir. Bu grup, daha önce Amerika Birleşik Devletleri ile iş birliği yaparak IŞİD’e karşı büyük zaferler elde etmişti. Ancak ABD’nin Suriye’deki askeri varlığını azaltması ve çekilme kararları, YPG/SDG’nin stratejik hamlelerini zorlaştırdı. Bu bağlamda, YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, bu grubun gelecekteki varlığı ve etkisi üzerinde nasıl bir etki yaratacak, ilerleyen günlerde netlik kazanacak.
Bir diğer önemli nokta ise, bu çekilmenin IŞİD’in yeniden güçlenmesine kapı aralayabileceği. IŞİD, YPG/SDG’nin kontrolündeki bölgelerde daha önce etkin bir şekilde faaliyet göstermişti ve onların askeri varlığının azalması, yine terör örgütünün harekete geçebilmesi için bir fırsat oluşturabilir. Bu durum, bölgedeki istikrarı artırmak yerine, daha fazla çatışma ve karmaşa yaratma potansiyeline sahip. Yine, YPG/SDG’nin çekilmesi, Türkiye’nin sınır güvenliği stratejileri bakımından da önemli sonuçlar doğurabilir.
Bölgedeki askerî hareketlilik ve güç dengeleri üzerine yaşanan gelişmeler, Suriye’nin ulusal bütünlüğü açısından büyük bir öneme sahip. Deyr Hafir’deki operasyon, yalnızca Suriye’nin iç dinamiklerini değil, aynı zamanda uluslararası ilişkileri de etkileyebilir. Suriye ordusunun ve YPG/SDG’nin ilerleyen günlerde nasıl bir strateji izleyeceği, aynı zamanda uluslararası aktörlerin de bu duruma nasıl tepki vereceği merak konusu.
Sonuç olarak, Deyr Hafir’de yaşanan gelişmeler ve operasyon, Suriye'nin kuzeyindeki çatışmaların önümüzdeki süreçte nasıl seyredeceği konusunda önemli ipuçları sunuyor. Suriye ordusunun gücünü pekiştirmesi ve YPG/SDG’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi, etkileri bakımından dikkatle izlenmesi gereken bir süreç. Bu durum, hem bölgedeki siyasi denklemleri değiştirebilir hem de uluslararası müdahaleleri gündeme getirebilir. Gelecek günlerde yaşanacak gelişmeler, bölgedeki tüm aktörlerin stratejilerini yeniden şekillendirmesine neden olabilir ve Suriye’nin geleceğine dair önemli kararların alınmasına yol açabilir.