Samsun, 11 Ekim 2023 tarihinde, yerel saatle 14:23'te 3.6 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Depremin merkez üssü, şehrin batısında yer alan Bafra ilçesi civarı olarak belirlendi. Depremin hemen ardından devreye giren AFAD ve Kandilli Rasathanesi, sarsıntının derinliğini 7.1 kilometre olarak açıkladı. Bu durum, depremin yukarıda meydana gelmesi nedeniyle hissedilirliğini artırmış olabileceği düşüncesini beraberinde getirdi.
Yerel halk, depremin ardından yakınlarına mesajlar atarak durumlarını kontrol etmeye çalıştı. Özellikle, depremin ardından bir süre tepkisizlik yaşandı; zira birçok kişi, sarsıntının büyük bir depremden çok, sadece hafif bir sarsıntı olduğuna inandı. Ancak sosyal medya platformlarında kısa sürede yayılan paylaşımlar, paniğin baş göstermesine neden oldu. Birçok kişi evlerinden dışarı çıkarken, bazıları da bu durumu sosyal medyada “Samsun'u salladı!” gibi ifadelerle paylaştı.
AFAD, depremin ardından bölgede kaydedilen olumsuz durumu yakından takip ederken, vatandaşlara düşen bir şey olmadığını açıklayarak, genel anlamda tedbirli olmaları konusunda bilgilendirme yaptı. Depremin ardından yapılan anketler, halkın depreme karşı duyarlılığının arttığını ve bu tür olaylarda daha dikkatli olunması gerektiğine dair bir farkındalık oluşturmaya başladığını gösterdi.
Uzmanlar, bu tür depremlerin Türkiye’nin birçok bölgesinde sıkça yaşandığını belirtiyor. Samsun, İç Anadolu ile Karadeniz Bölgesi arasında yer alan bir bölgede olduğundan, sismik aktivitenin oldukça yaygın olduğu bir alanda bulunmaktadır. Her yıl belli aralıklarla meydana gelen depremler, bilinçli bir toplum oluşturmak amacıyla insanları depreme hazırlıklı olmaya yönlendirmektedir. Bu nedenle, yerel yönetimler ve afet yönetim kurumları, binaların dayanıklılığı ve halkın deprem eğitimi konularına hız vermelidir.
Sonuç olarak, Samsun'daki bu deprem, bölgenin depremselliği konusunda önemli bir hatırlatma oldu. Denizden uzak alanlarda yer alan birçok yapı, olası bir büyük depreme karşı direnç göstermeye devam etse de, yine de bu tür depremlerle ilgili sürekli bir farkındalık geliştirmenin kritik olduğu unutulmamalıdır. Uzmanlar, böylesi sarsıntıların, büyük depremler için bir öncül olabileceğini hatırlatarak, her zaman tetikte kalınması gerektiğini vurguluyorlar.
Olası diğer depremler için hem bireyler hem de hükümet, hazırlıklarını artırmalı ve kamu bilincini artırmaya yönelik çalışmalar yapmalıdır. Samsun'da meydana gelen bu sarsıntı, belki de gelecekte yaşanacak daha büyük felaketler için bir uyarı niteliğinde oldu. Vatandaşlar, depreme karşı daha bilinçli ve bilinçli olmak zorundadır. Unutmayalım ki, deprem her an her yerde olabilecek bir doğa olayıdır ve hazırlıklı olmak hayati önem taşımaktadır. Deprem sonrası oluşabilecek hasarları en aza indirmek için, inşaat alanında sürdürülebilir uygulamalara ve eğitim programlarına ara vermeden devam edilmesi gerekmektedir.